Can Kaya ?

Merhaba blog severler,

2006 yılından beri sürekli açıp çeşitli nedenlerden dolayı defalarca kapattığım saygı değer blogumu tekrar aktif etmeye karar verdim.

Umarım bu defada işlerimin ve derslerin yoğunluğunu bahane edip kapatmam.

Son zamanlarda hep başkalarının isteklerini yerine getirerek 32 parçaya bölünen ben artık kendim içinde bişeyler yapmam gerektiği kanısına vardım, kendi blogum içersinde yapmış olduğum köklü değişiklikler sonucunda (gelişmeler devam edecek) artık kendimide anlatabileceğim bu sayfa üzerinde de bir dizi değişiklik yapma arzusu duydum ve değiştiriyorum.

Adım vb. bilgilerim üst tarafta kocaman kocaman yazdığından es geçiyorum ve direkt olarak övünmeye başlıyorum.

Bendeniz İstanbul doğumlu olup temmuz ayının o sıcak gecelerinden birinde takvim henüz 16 sını yeni bitirip 17 sinden 3 saat çalmışken tamda o sırada dünyaya gözlerimi açmışım ve bir gün son bulacak uzun ve yorucu olan hayatıma (maratonuma) merhaba demişim.(:

Çocukluğumun tamamını istanbul fındıkzade de geçirdim.

Henüz 11.yaşımı kutlarken bulunduğum semtte ailemin işi dolayısı ile hayatıma dair bütün tecrübelerimi burada edindim,hiç unatamıyacağım şimdilerde tozlanmış dostlukları arkadaşlıkları burada edindim, hayatı ticareti insanları tanımayı çok güzel öğretmişti bana.

İlk okul eğitimimin 4 senesini İstanbulun ilk mlo okullarından Çapa ilk öğretim okulunda okudum çocukluğumu burada her türlü haylazlığımızı yaparak doya doya yaşadım..

Çok sevdiğim semtimden evimden artık ayrılma vakti gelmişti artık yeni bir semt(Beylikdüzü) yeni bir ev yep yeni arkadaşlar kısacası hiç sevmediğim bir çok yeni vardı artık hayatımda.
İlk seneler hiç sevemedim bu yenileri  ve her gün kaçıp kaçıp o kadar yolun ardın eski semtime giderdim oraya gitmek bile bana büyük bir heyecan verirdi dostlarım bir arada olmak akşamları çekirdek yemek paha biçelemez bir duyguydu ama elbet bununda sonu gelecekti.
Yeni semtim de hiç bir zaman eski semtimin bana verdiği o sıcaklığı o alışıla gelmiş bana tat veren yaşamı veremiyordu ama yapacak birşey de yoktu şartlar insanı mecbur bırakabiliyor.

Bilindiği üzere hiç bir yer insanın doğup büyüdüğü yer gibi olamaz şuan yıllar geçmesine rağmen kaç yaşındayım ama şimdi fırsatım olsa herşeyimi veririm o yıllara dönmek için.

Arkadaşlarımın çok büyük lise hayalleri varken benim hiç bir zaman böyle hayallerim olmadı çalışsam kazanamazmıydım elbette güzel bir yere düşerdim ama kazandığım okula isteksiz sırf birilerine bir şeyleri ispat etmek için gitsem ne olacak o işten ne hayır gelecek ? yapmadım bir test sorusu bile çözmeden lise sınavına girdim sınav kağıdıyla dalga geçercesine güzel bir sayısal loto oyunu oynadım paşalar gibi çıktım.

Net sonucu hatırlamıyorum ama büyük ikramiye olmasada teselli ikramiye bana vurdu diyebiliriz aldığım puan doğrultusunda avcılar anadolu meslek lisesi elektronik bölümünü okudum ama inanın ülkemizde nereye giderseniz gidin hangi okulu kazanırsanız kazanın  insan kendine birşeyler katmak istemediği sürece bu eğitimle bu eğitimi veren bir kısım sözde öğretmenle bu ülkenin nesillerinden bir bok olmaz.

Hayatımın en güzel 4 yılınıda burada harcadıktan sonra o çok sevdiğim elektronik artık bana itici gelmeye başlamıştı ama bir seçim yapmam gerekiyordu bu sefer ya bir üniversiteye başımı sokacaktım yada ticarete sağlam bir giriş yapacaktım ama bu defa ailemi sözünden giderek delilik yapıp üniversite ile tanıştım hay tanışmaz olaydım bu okulla ama tanıştım burada eğitim liseden de beter berbat bir haldeydi ilk dönemin ardından elektronik bölümünü bırakma kararı aldım artık geldiğim yere tekrar ticarete atılmanın iş yapmanın zamanı gelmişti,düşündüm ki öyle daha çok kazanabilirdim,iş yaparsam önüm açıktı değerlendirebileceğim o an için çok güzel fırsatlarım vardı ancak benden beklentisi olan insanları bir kere üzmüştüm ve anladımki bu kararı alırsam onları daha da üzücek mahcup edicektim ve sanırım yaşımın ilerlemesinden dolayı artık bu düşünceler benim için önem arz etmekteydi ve kimseyi üzmek istememek adına bu düşüncelere biraz daha kulak verdim.

Kafamın içinde süren uzun uzun mahkemeler sonunda bir delilik daha yapıp sınava tekrar girdim ve istanbulda özel bir üniversitede burs kazanarak yıllardan beri üstüme yapışan elektronik dışında bir bölüme ( uluslararası lojistik) yerleştim bilmiyorum tekrar sıfırdan başlamakla doğrumu yaptım ama henüz senenin başında isteksiz halim sürüyordu, belkide okumak gerçekten  bana göre değil aslında bunu ben biliyorum ama çevremdekilerinde bunu kabul etmesi lazım (:

Sonuç itibariyle denemedim demek istemiyorum denemekten yanayım öyle veya böyle girmiş olduğum bölümü bitirmek için kendime söz verdim.

Buradaki eğitim hayatım boyunca bir çok dost, arkadaş herşeyden önemlisi kardeşim diyebileceğim insanlar kazandım,görmüş geçirmişliğime yeni yeni eklemeler yaptım (:

Şuan yaşamdaki amacım hayatım boyunca olabildğince az “keşke” demek.(hiç dememek isterdim ancak bu mümkün değil)

Zaman geçtikçe farklı bir can ortaya çıktı  onur belgesi ve yüksek onur belgeleri ile kendimi havalandırıp şuan okuduğum bölümün son sınıfında son dönemindeyim Allah izin verirse yarım dönemin ardından hayatıma dair bir hikayanin daha sonuna gelicem.

İş hayatımda kısa kısada olsa benimde değişik dallarda mesleki kariyerlerim oldu ancak birçoğu gelip geçici oldu son durağım webmasterlık olarak tanımlayabiliriz..(Nedir Webmaster ?)

Şuan freelance olarak internet üzerinden sektöre ait çeşitli sitelere ilan vererek ve çevremdeki bilgisayarcı doslarım sayesinde irili ufaklı firmalara veya kişisel sitelere hizmet veriyorum bunun yanında yine çevremde iş çıkması durumunda elektronik ve bilgisayar üzerine işlerde yapmaktayım.

Yazının devamı pek yakında..(:

Son güncelleme (28.10.2010)

FacebookTwitterGoogle PlusRss
Can KAYA Kişisel Web Sitesi | Günlük Haftalık Aylık Hem kişisel hem yüzeysel..(:. Tasarım:Ferhat